Ana Sayfa Arama Galeri Video
Kategoriler
Sosyal Medya

AB'nin 1,62 trilyon euroluk yedi yıllık bütçesi Almanya ve Hollanda'nın direnciyle karşı karşıya

AB'nin 1,62 trilyon euroluk yedi yıllık bütçesi Almanya ve Hollanda'nın direnciyle karşı karşıya
Tarih: 2026-10-14 17:45:20

Avrupa Birliği'nin 2028 ile 2034 yıllarını kapsayan yeni mali çerçevesinin hazırlanması süreci, üye devletler arasında keskin çekişmeleri gün yüzüne çıkardı. İrlanda'nın AB Konseyi başkanlığında hazırlanan 1,62 trilyon euroluk revize tasarı, Avrupa Komisyonu'nun orijinal önerisinin yaklaşık yüzde 8 oranında düşürülmüş halidir. Ancak bu indirim bile, bütçeye en yüksek katkıyı yapan Almanya, Hollanda ve İsveç gibi ülkelerin memnuniyetini sağlamaktan uzak kalmıştır.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, tasarının finansal gerçekçiliğine yönelik derin endişeler ifade ederek, harcamaların daha agresif biçimde kısılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu ülkeler, bütçe hacminin küçülmesinin yanı sıra, savunma kapasitesi, teknolojik ilerleme ve ekonomik rekabetçiliğe yönelik yatırımların artırılmasını talep etmektedir. Diğer taraftan, tarım ve bölgesel gelişim fonlarından yoğun şekilde yararlanan ülkeler ise bu destek mekanizmalarının muhafaza edilmesinde ısrar etmektedir.

📲 Bizi WhatsApp Kanalımızdan Takip Edin

Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.

👉 WhatsApp Kanalına Katıl

Bütçe taslağında tarım ve bölgesel kalkınma destekleri nispeten korunurken, araştırma, inovasyon, savunma ve uluslararası yardım programlarında kısıntılar yer almaktadır. Bu denge, Avrupa'nın rekabet konumunun güçlendirilmesine vurgu yapan ülkelerle, bölgesel yardımların devamını merkez alan ülkeler arasında temel ihtilafın kaynağı olmuştur.

Uzlaşmanın sağlanabilmesi için 27 üye ülkenin oybirliği ile karar alması ve Avrupa Parlamentosu'nun onayı şarttır. AB yönetimi, yeni bütçe döneminin 2028'de başlaması öncesinde 2026 yılı sonuna kadar siyasi bir uzlaşmaya varmak istemektedir. Brüksel'de 15-16 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek liderler zirvesi, kritik görülen bu müzakerelerin ağırlık merkezini oluşturacaktır. İdari kaynaklara göre, ülkeler arasındaki konumsal farklılıklar nedeniyle uzlaşma süreci önemli güçlüklerle karşılanması olasılığı yüksektir.